Édouard Lalo çello konçertosunu 1876’da yazdı. Aynı yıllarda yazdığı keman eserlerinde olduğu gibi burada da İspanyol halk müziğine yakın ritim ve ezgi kalıpları kullanır.
Açılış ağır ve konuşur gibidir. Solist neredeyse bir anlatıcı rolüyle girer; orkestra ona kısa yanıtlar verir. Bu karşılıklı yapı eser boyunca sürer.
İkinci bölümde dans ritmi öne çıkar. Ritmik canlılık teknik güçlüğü de beraberinde getirir; yay yönü ve vurgu düzeni burada belirleyici olur.
Eser dağarda Dvořák ve Elgar kadar sık çalınmaz. Buna karşın konservatuvar dağarında düzenli yer bulur; teknik ve müzikal talepleri dengelidir.
Derslerimizde ritmik canlılık gerektiren bu tür eserler, yay yönü çalışmasının doğal alanı olarak kullanılır.