Krzysztof Penderecki’nin 1960’lardaki yapıtlarında ses, tek tek notalardan çok doku olarak ele alınır. Çello için yazdığı solo parçalar bu anlayışın örnekleridir.
Notasyon da buna göre değişir. Belirli bir perde yerine bir ses alanı, belirli bir süre yerine saniye cinsinden bir uzunluk gösterilebilir. İcracı, yazının kendi kurallarını önce okumak zorundadır.
Kullanılan teknikler geniştir: köprüye çok yakın çalma, aşırı baskı altında üretilen gürültülü ses, tuşenin arkasında çalma, telin parmakla vurulması.
Bu yazı icracıdan ayrı bir hazırlık ister. Önce her işaretin ne anlama geldiği çözülür, sonra sesler tek tek denenir; ancak bundan sonra eserin bütünü kurulmaya başlanır.
Derslerimizde bu tür eserler ileri düzeyde ve isteğe bağlı olarak ele alınır; kursiyerin geleneksel dağarda güvenli olması beklenir.